Zeka Doğuştan Mı Gelir Yoksa Eğitilir Mi?

Zeka doğuştan mı gelir yoksa eğitilir mi?

Çocuklar elbette belirli bir potansiyel zeka ile doğarlar.
Ancak zeka işlenerek geliştirilen bir şeydir ve başarıya dönüşür.

Ne yazık ki zekanın sadece doğuştan geldiğine inanmak ve çocuklarımızın potansiyel başarılarına emek harcamamak çocuk yetiştirme de en çok düşülen hatalardan biridir. Doğuştan gelen potansiyelleri görmek ve çocuklara bunu keşfetmeleri için fırsatlar vermek gerekiyor. Keşif fırsatı olmadan başarıyı elde etmek mümkün olmadığı gibi çocukların öz güven odasının tamamen veya belirli bir ölçüde kapanmasına yol açıyor. Çocukların öz güven odasını blokelemek ise bir silsile şeklinde diğer odalarına etki ediyor. Örneğin öz güven odası kapanan birinde beraberinde öz şefkat eksikliği,atalet duygusu,korku,cesaret,kaygı vb.
bir çok duygunun açığa çıkmasında etkili olabiliyor.



Peki keşif fırsatları yaratırken nasıl bir yol izlemeliyiz ?

Öncelikle farklı beceri alanlarında farklı keşif alanları yaratmalıyız.
Nedir bu alanlar?
Herkesin doğal yeteneği farklı konularda olabilir.Sanat,müzik,spor,dans,bilim alanları gibi. Çocuğumuza bunlar deneyimleyebileceği alanlar yaratmalı ve bunu gözlemlerken beceriyi sığ ölçeklerle değerlendirmemeliyiz. Bir alanda birden çok ve çeşitli deneyim elde etmesine olanaklar sağlamalıyız.
Çocuklarımızın mizaçlarını yani doğası gereği olan kişilik özelliklerini tanımalıyız. Bireylerin karakter özelliklerini göz ardı etmek, öğrenme şekil ve biçimini de görmemeyi yanında getirecektir. Birden çok çocuk olan evlerde çocukların potansiyelleri keşfederken her birinin kendi mizaç ve potansiyeline uygun bir şekilde ilerlemeli ve hiç bir çocuğu bir diğeriyle kıyaslamamalıyız. Bu ve benzeri davranış biçimleri çocukların adalet ve öz saygı değerini zedeleyecektir.
Gerek aile gerek okul düzeninde adaletin olmadığını gören çocuklar gelişmeyi gerekli görmezler. Bu durum ise çocukların başarı elde etmesini negatif yönde etkiler.



Bu nokta da ebeveynler olarak ne yapmalıyız?

Evlerinizde dijital ekranların tamamından uzak alanlar ve saatler belirleyin.. Çocuklarınızın bazen sıkılmasına müsaade edin.Sıkılmak hayal etmeyi güçlendirir.
Sıkılan çocuklar kendilerine daha uzun süreli ve yaratıcı oyunlar kurarlar. Çocukları hayat rutininize dahil edin. Basit bir keki birlikte yapmak, çocuğa hem bilişsel hem psikomotor beceri kazanımı sağlayacaktır. Çocuğunuzun ilk rol modelinin ebeveynleri olduğunu unutmayın. Hiç kitap okunmayan bir evde çocuğunuzun kitap okumayı sevmesini bekleyemezsiniz. Siz kendi hayat deneyiminizi ne kadar çok görmesine ve içinde olmasına olanak verirseniz, çocuğunuz o kadar çok sosyal beceriyi kazanabilecektir. Sosyal beceriye sahip olanlar daha başarılı bireylerdir. Çocuklarınıza sorumlulukları erken yaşta verin. Bu yatağını toplamak ya da çöp atmak gibi basit sorumluluklar olabilir. Sorumluluk alabilmek çocukların güven duygusunu besler. Çocuğunuzu hayatınızın öznesi haline getirmeyin.Çocuklarınıza bunu yüklediğinizde beklentileriniz çok fazla olacaktır.Ve bu çocuğunuza kendisini başarısız hissettirmenize sebep olur. Ve unutmayın mükemmel ebeveyn yoktur.Sahip olduğunuzun en iyisi olmayı deneyin. Korkmayın keşfedebilen,deneyimleye-bilen çocuklar kendi başarı hikayelerinin kahramanı olur.




 

 

Diğer yazıları

Zorunlu Olmayan Zorunlu Eğitim

“Zorunlu olmayan Zorunlu eğitim” Özel ilkokul,ortaokul,lise.. Bunlar aşina olduklarınız. Tüm bunların dışında biri daha var. ANAOKULU ! Okul öncesi dönemi her geçen...

 



1 0 0 0 0 0
  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478