Sevgi Nedir?
5 Eylül 2006
Sevgi hissedilen en güçlü duygulardan biridir. Benzeri bir duygu en yakın nefrettir. Etkisi çok uzun sürer ömür boyu unutulmayan iki duygudur sevgi ve nefret. Bir şeyi ya da birini sevmek esasında sizinle aynı frekansta olan şeyleri ayıklamaktan ibarettir. Sevginin ölçüsü yoktur ve olamazda. Çünkü gözle görünür çiçek böcek gibi şeyler kadar gözle görünmeyen şeylerde sevilir.
Ölçülemez fakat vücuttaki etkileri ile sınıflandırılabilir. Örneğin bir çiçeği gördüğünüzde çok fazla heyecanlanmazsınız ama gördüğünüze sevinebilirsiniz. Sevgilinizi ya da uzun zamandır görmediğiniz ailenizi gördüğünüzde etkisi hissedilir derecede farklı ve fazla olur. Kimi bu anlarda tepkilerini bastırabilir kimi engel olamaz. Ağlama ve gülme gibi zıt iki eylemdir. Fakat sevinirken tepki olarak aynı şeymiş gibi ortaya çıkabilir. Kimi ağlar sevinçten kimi güler yine sevinçten. Sevgiden yoksun bir canlı uzun ömürlü olamaz. Bir nevi gıda gibidir sevgi. Sevgi verildiğinde de alındığında da aynı etkiyi yapar. Yemek yemez yanınızdakine verirseniz aç kalırsınız. Ama birinin sizi sevmesini beklemeksizin onu severseniz tıpkı sevilmiş gibi vücudunuz tepki verir. Sevinme vücutta mutluluk hormonu (seratonin) salgılanmasını sağlamaktadır. Bu hormon salgılandıkça olaylara bakış açınız hep pozitif yönde olmaktadır.
Ön şart bu hormonun salgılanması için uygun zeminin hazırlanmasıdır ki bu işte kişinin kendi elinde olan bir şey değildir. İçinde bulunulan zaman mekan ruh hali ve konum kendiliğinden mesajlarını verir ve bu mesajlar vücut tarafından algılanarak etki tepki olayı gibi hormonun salgılanması gerçekleşir. Birini ya da bir şeyi sevmek kendinizi daha yakından tanıma fırsatı da sunmaktadır. Hiç bilmediğiniz yönleriniz ortaya çıkacaktır. Normalde verdiğiniz tepkilerinizde değişecektir. Gerçek sevgi işte bu duygular hissedildiğinde ancak anlaşılabilir. Birini gerçekten seviyor muyum? Sorusunun cevabını bulmak için işte bu konularda kendinizi sınamalı ve daha sonra değerlendirmelisiniz.
Kategori: Sevgi Aşk Nedir
Yorum Yazın
Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekiyor.
Trackback | Bu yazının yorumları için RSS kaynağı