Kobi Nedir
31 Ekim 2006
Küçük ve Orta ölçekli işletmeleri belirtmek amacıyla kullanılan tanımlar ve ölçütler konusunda bilimadamları ve araştırmacılar arasında görüş birliği bulunmamaktadır.KOBİ’ler kavramı daha çok göreli bir büyüklüğü ifade etmektedir. Bu kavramın ifade ettiği büyüklük; sanayileşme düzeyine,pazarın büyüklüğüne,işletmelerin çalışmalarına sürdürdükleri iş kollarına ve kullanılan üretim tekniklerine bağımlı olarak ülkeler arasında değişiklikler göstermektedir.
Hatta kimi durumlarda büyüklük ölçüsü aynı ülkede bölgeler arasında ve iş kollarına göre de değişebilmektedir. Kullanılan ölçütler ülkeler arasında farklılık göstermesine karşın yine de işletme büyüklükleri arasında sınırlar çizilmesi ve bir tanımlamaya gidilebilmesi amacıyla belli ölçütlerden yararlanılmaktadır. Bu ölçütlerin niteliksel ve niceliksel olarak iki asıl gruba ayrıldıkları görülür. Niceliksel ölçüler:İşletmelerin büyüklüklerini niceliksel olarak belirlemede kullanılan ölçülerin başlıcaları; çalıştırılan personel sayısı, personele ödenen ücret ve maaşların tutarı, belirli bir süre içinde kullanılan hammadde tutarı, işletme kapitalinin tutar, satışların tutarı, kullanılan makinaların miktarı ve güçleri, biçiminde özetlenebilir. Kimi araştırmacılar tarafından teknik ölçüler biçiminde tanımlanan bu ölçülerin içerisinde en kolay saptanabilen olması açısından çalıştırılan işçi kriteri en çok kullanılanıdır. Bununla beraber çalıştırılan işçi sayısı da dahil olmak üzere bu ölçülerin her birisinin tek başına işletme büyüklüğünü belirlemede sağlıklı bir ölçü olması oldukça güçtür.
Niteliksel ölçüler:
Bu ölçüler şöyle sıralanabilir
bağımsız yönetim
işletmenin çalışmalarını yöresel olarak sürdürmesi
iş kolu içinde küçük bir yere sahip olması
işletme kapitalinin tümünün veya bir bölümünün işletme sahibine ait olması
yönetim kademesi ile;işçi,müşteri,kredi verenler ve işletme sahipleri arasındaki ilişki türü
alım ve satımlardaki pazarlık güçlüğü
Pazar ve talep konusundaki esneklik
Bu ölçütlerin, özellikle niceliksel ölçüterin ülkeler arasında değişiklikler gösterdiği görülmektedir.
Örneğin; japonya’da 300’den az işçi çalıştıran işletmeler küçük ve orta ölçekli işletmeler olarak kabul edilirken İtalya’da 500’den az işçi öalıştıran işletmeler küçük ve orta boylu işletme olarak kabul edilmektedir. Yine işçi sayısından bakıldığında Belçika’da 50,Hollanda’da 10,Fransa da 10 ile 50 arasında işçi çalıştıran işletmeler küçük ve orta boylu işletme sınıfına girmektedirler.
KOBİ TÜRLERİ
Günümüzde işletmelerin sınıflandırılması sermayelerine, pazar alanlarına, çalışanların sayısına ve hukuki yapılarına göre yapılmaktadır. Fakat en önemli sınıflandırma çalışanların sayısına göre yapılan sınıflandırmadır. Çalışanların sayısına göre yapılan sınıflandırmada AB’ nin ölçütleri şunlardır:
1-99 arasında çalışanı olanlar küçük işletmeler
100-499 arasında çalışanı olanlar orta ölçekli işletmeler
500 ve üstü çalışanı olan işletmeler ise büyük ölçekli işletmeler
kategorisine girmektedir
Türkiye’ de ise Devlet İstatistik Enstitüsünün (DİE) yaptığı değerlendirmelerine göre:
1-24 arasında çalışanı olan küçük işletmeler
25-100 arasında çalışanı olanlar orta ölçekli işletmeler
101 ve üstünde çalışanı olanlar büyük işletmelerdir.
Bu tanımlamaların yanısıra diğer bir takım kuruluşlara göre de şu şekilde KOBİ türleri mevcuttur.
KOSGEB : 1-50 kişi
DİE : 1-25 kişi
HALK BANK : 1-150 kişi
DTM : 1-200 kişi
Hazine müşteşarlığı’nın yeni tanımı ise mikro kobiler en çok 9 işçi çalıştıran işletmeler olacaktır. Küçük kobiler 10 ila 49 arasında işçi çalıştıran kuruluşlar olarak atnımlanıp. Orta kobiler ise 50-250 işçi çalıştıran kobiler olarak tanımlanmaktadır.
İmalat ve tarım sanayiinde faaliyette bulunan ve yasal defter kayıtlarında arsa ve bina hariç makine ve teçhizat, tesis, taşıt araç ve gereçleri, döşeme ve demirbaşların toplam tutarı 400 milyar lirayı aşmayan 1 / 250 arasında işçi çalıştıran işletmeler KOBİ olarak kabul edilecek. Bu işletmelerden 1 - 9 işçi çalıştıran mikro ölçekli 10-49 işçi çalıştıran işletmeler küçük ölçekli ve 50-250 işçi çalıştıran orta ölçekli KOBİ olacaktır.
KOBİ ‘ler kitle üretiminin elverişli olmadığı ve üretim biriminin ya da satış miktarının çok küçük olduğu sektörlerde en etkin işletme biçimidir. KOBİ’lerin tanımlarında çok şaşırtıcı sonuçlar çıkmaktadır. Bu durum özellikle KOBİ tanımları için seçilen kıstaslardan kaynaklanmaktadır. Bu kıstaslar ciro,katma değer,işletme büyüklüğü gibi ölçütlerdir. En önemli tanım sorunu ise KOBİ’lerin imalatta ağırlıklı olduklarından, tanımda imalat kriterlerine göre hareket edilmesidir. KOBİ tanımlarında işletmenin içinde bulunduğu sektördeki rakiplerine göre rekabet gücünü belirleyen makine parkı, teknoloji düzeyi ve Pazar payı gibi diğer ölçütlerinde olması gerekmektedir. Geliştirlecek KOBİ tanımı mutlaka işletmelerin piyasadaki rekabet gücüne dayandırılmalıdır. 40 kişinin çalıştığı bir imalat atölyesi küçük olabilir.Ama 40 berberin çalıştığı bir kuaför büyük olarak değerlendirilmelidir.
KOBİ’LERİN AVANTAJLARI:
Günümüz koşullarında
işveren ve işçi tipi değişmekte
toplumların sanyi toplumuna özgü,emek sermaye şeklindeki ikili yapısı yerine girişimciler toplumu denilen bir makro yapıya bırakmaktadır.Diğer yandan rekabetin yaygınlaştığı ve yoğunlaştığı dünyamızda iş ahlakı kavramı ön plana çıkmaktadır. Ekonomi ahlaki altyapının çok önemli olduğu bir yaşam boyutu olarak algılanmaya ve kabul görmeye başlamaktadır.Kalite rekabet sürecinin olmaz ise olmaz şartıdır. Müşteri odağında bir mükemmelleştirme olarak algılanmaktadır.Kıyaslamalı üstünlükler yerini rekabet üstünlüğüne bırakmaktadır. Rekabet gücünü arttıran firmalar ön plana çıkmaktadır.Tüm bu dinamik ve değişimler KOBİ lerin ekonomik kalkınmadaki önemli rolünü ortaya koymaktadır. Bu bağlamda kobilerin ülke ekonomisine katkıları ve avantajlı durumları şöyledir:
Kobiler kaynak kullanım etkinliğini sağlamakta ve ülke kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılmasına önemli derecede katkı sağlamaktadır.
Bölgeler arası dengelerin oluşturulmasında önemli derecede yarar sağlarlar ve temel taşı görevi görürler , ayrıca kişisel gelire katkıları da gözardı edilemeyecek kadar fazladır. Örneğin kobilerin yeterince desteklenmesi durumunda bir sanayi bölgesi olan Marmara ile Güney Doğu Anadolu bölgesi arasında bir denge oluştururlar.
Üretim ve sanayileşmenin tüm ülkeye yayılmasını sağlarlar.
Hayat standartlarının yükseltilmesine önemli ölçülerde yardımcı olurlar.
Kobiler bir yandan kendi başlarına büyüklerle rekabet içinde nihai ürün ve hizmet üretmek suretiyle ekonomik kalkınmaya katkıda bulunurken; diğer yandan da büyük işletmelerin kullandıkları veya yarı mamul girdileri üreterek onların gelişimini tamamlayarak ve destekleyerek katkıda bulunurlar. Böylece ekonomilerde bir yan sanayii oluşturarak büyük işletmelerle bir ortak yaşam kurarlar. Ülkemizde olduğu kadar hemen hemen tüm dünya ülkelerinde KOBİ’ler; sayısal miktar, istihdam hacmi, üretim değeri, gelişmeye olan katkıları, mülkiyetin tabana yayılması, ekonomik açıdan serbest rekabete dayalı piyasa ekonomisinin ve sosyal bakımdan toplumsal istikrarın temel unsurudur
Ülkedeki toplam istihdam oranının yükseltilmesine ve refah seviyesinin artmasına yardımcı olurlar.
Düşük yatırım maliyetleri ile yeni istihdam imkanı oluştururlar.
Ülke içindeki tekelciliği önlerler.
Daha az yatırım ile daha çok üretim ve ürün çeşitliliği sağlamaktadırlar.
Yapıları itibarı ile ekonomik dalgalanmalardan daha az etkilenmektedirler.
Talep değişikliliğine ve çeşitliliğine daha çabuk uyum sağlamaktadırlar.
Gelir dağılımındaki çarpıklıkları asgariye indirmektedirler.
Ferdi tasarrufları teşvik eder yönlendirir ve hareketlendirirler.
Demokratik toplumun ve liberal ekonominin ana sigortalarından biridirler.
Büyüklere oranla müşteri ve personel ile daha informal ilişkilerde bulunmaktadırlar.
KOBİ’LERİN DEZAVANTAJLARI:
Profesyonel yönetici sağlayamamak:
Küçük işletemelerin fonksiyonel yönetim biçimine sahip olabilme olanakları oldukça sınırlıdır.konularında uzmanlaşmış yönetivcilerin bulunamaması çoğu küçük işletmelerin ortak niteliğidir. Bu nitelik onların yönetimlerinde çok önemli bir sorun oluşturur. Başlangıçta işletmeler işletme fonksiyonlarına ilişkin tüm görevleri yardımcıya ihtiyaç duymadan yerine getirebilirler. Ancak büyümeyle birlikte, girişimci tek başına bu görevleri yerine getiremez veya getirmede güçlüklerle karşılaşır.
Gerekli kapitali sağlayamamak
Kobiler uzun süreli yatırım kapitali sağlamak konusunda güçlüklerle karşılaşırlar. Bunun yanında küçük miktardaki krediyi düşük faizle karşılayamazlar. Ya da krediye en çok ihtiyaç duyduklar zamanda kredi iptali olur.
Bunların yanı sıra küçük işletmeler pazardaki ilk yıllarında yeterli sermayeye sahip olmadıklarından riskleri karşılayabilmek amacı ile gerekli fonları ayırabilme olanaklarını da pek bulamazlar.
Yeterli işgücü sağlayamamak
Yetenekli ve kalifiye işgücü sağlamak işletmelerin en önemlisorunlarından birisidir. Değişik faktörler onların personel sağlamada karşılaştıkları güçlüklerde etkili olur. Büyük işletmelerin ödedikleri ücrete ve sosyal haklara eşit bir geliri küçük işletmeler genellikle sağlayamaz. Büyük işletmelerde çalışanların sağladığı güven ve prestij kişilerin bu tür işletmelerde çalışmayı tercih etmelerine neden olmaktadır.
Ekonomik yaşamı düzenleyen kanunlar
Asgari ücrete,çalışma saatlerine,işçi sağlığına çevre kirliliğine ilişkin kanunlar kimi zaman kobiler açısından önemli sorunlar oluşturabilmektedir. Ücretlilerin vergi stopajını,sigorta primlerini toplamak,bu konuda gerekli belgeleri düzenlemek,belirli aralarla primler,vergi stopajları ve katma değer vergisine ilişkin belgeleri ilgili kurumlara iletmek amacıyla yapılan giderler,büyüklere oranla daha fazla olabilmektedir.
Öte yandan sendikaların büyük küçük ayrımı yapmadan aynı iş kolunda çalışan tüm işletmelerden aynı ücret artışını ve sosyal hakları istemeleri KOBİ’leri zor durumda bırakmaktadır.
Vergi kanunları ve vergilendirme sistemi
Kobi’ler finansman konusunda genellikle kişisel birikimlerine,aile bireylerine ve yakın dostlarına bağımlı olduklarından vergiler ve vergilendirme sistemi önemli bir role sahiptir. Onlar lehine kimi hükümleri içermesine karşın vergi kanunları ve vergiler kobiler için önemli bir sorun niteliğindedir.
Araştırma ve geliştirme olanaklarının kısıtlı olması
Kobi’ler araştırma ve geliştirme konusunda büyüklere oranla önemli dezavantajlara sahiptir. Araştırma ve geliştirme önemli harcamaları ve uzmnlaşmış personeli gerektirmektedir. Öncelikle bu konuya ilişkin kaynak ayıramayacakları gibi bu iş için gerekli olan personeli istihdam edebilme olanaklarını da pek bulamazlar. Ar-ge olanaklarına sahip olan işletmeler karşısında küçük işletmelerin rekabet gücü azalacaktır.
Bu konuda izlenebilecek en akılcı yol, birkaç küçük işletmenin bir araya gelerek ortak bir ag-ge merkezi oluşturmaları olabilir. Devlet kendi ar-ge merkezlerinin kimlerini belli bir ücret karşılığında KOBİ’lerin kullanımına açarak soruna bir miktar çözüm bulabilir.
Ayrıcalıklı davranışlar
Kobi’lerin dezavantrajlarından biri de geniş çıkar gruplarına ve monopolitik davranışlara karşı mücadele edebilecek güce sahip olmamalarıdır. Aynı şekilde kobiler girişimcilerinin sendikalarla ve devlet kurumlarıyla olan ilişkilerinde ve isteklerinin çoğunda genelde etkisiz kaldıkları,için güçlüklerle karşılaşmaktadırlar.
Öte yandan ekonomik birliklerin pazarda yarattıkları haksız rekabete KOBİ’ler pek direniş gösteremezler. Onun içindir ki günümüzde birçok ülkede ekonomik birliklerin (kartel,tröst) çalışmalarını kontrol altında tutabilmek amacıyla yasalar oluşmaktadır.
Risk altında çalışmak, tüm işletmeler için sözkonusu olmalarına rağmen küçük işletmelerde daha çoktur.büyükler genellikle devamlı veya öngörülebilen talebe sahip olan malların üretimini veya dağıtımını gerçekleştirirler. Böylece, küçük işletmeler talebi az veya değişebilir nitelik gösteren mamüller üzerinde çalışmak zorunda kalırlar. Fiyat rekabeti, birçok iş kolunda özellikle sanayi sektöründeki iş kollarında kobilerin birim maliyetleri büyük rakiplerine oranla daha yüksektir.Sanayi işletmelerinde daha ayrıntılı iş bölümüne gidildikçe emeğin verimi artmakta buna bağlı olarakta birim işçilik giderleri azalmaktadır. Makinalaşma ve ayrıntılı işbölümü ise daha çok ığın üretime özgü bir niteliktir. Bunun yanısra yığın üretimde bulunan işletmeler büyük miktarlarda alımlarda bulunduklarından daha kaliteli materyali daha düşük fiyatla satın alabilmektedirler. Bu durum materyalin verimin arttırdığı gibi birim maliyet giderlerini de azaltmaktadır.Öte yandan büyük işletmeler finansman giderleri açısından önemli bir avantaja sahiptirler. Büyük işletmeler büyük miktarlarda kredi alımında bulunabilirler ve bu kredileri daha uygun koşullarda sağlayabilmektedirler.
Kategori: Ticaret Nedir
Yorum Yazın
Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekiyor.
Trackback | Bu yazının yorumları için RSS kaynağı