Kene Nedir?

18 Eylül 2006

Gündemimizi oluşturan son sağlık problemlerinden kene salgını insanların korkulu rüyası haline gelmiş durumda. Biz burada kene, kene ısırık tedavisi, ve alınması gereken önlemler konusunda bilgi vermeye çalışacağız. Kene Latince tür adı Rhipicephalus sanguineus olan bir omurgasız canlıdır. Tip olarak böceklere benzer ancak sekiz bacaklı oluşu ile böceklerden kolayca ayırt edilebilir.  Boyutları ortalama yetişkin bireylerde 5 mm. Dir. Fakat kan emme işlemini henüz bitirmiş bir dişi kene yaklaşık 1,52 cm kadar olabilmektedir.

Renkleri koyu kahverengi ile kırmızı kahverengi arasında olup, beslenme tipleri dış parazittir. Kanla beslenirler ve her türlü memeli kanı besin kaynağı olarak kullanılabilmektedir.Tek istisnaları köpeklerdir. Köpeklerin kanını besin olarak kullanamazlar. Yazımızın ilerleyen kısmında kene ile mücadele konusunda köpeklere değinilmektedir. Habitatları kan emmedikleri zamanlarda çimenlerin üstü, çalılık alanlar,kümes, ahır gibi hayvanların bulunduğu  yerlerdir.Burada dikkat edilecek olursa besin kaynağına en kolay erişilebilecek yerleri barınak olarak seçmektedirler. İnsanlara ulaşma yolları da ya hayvanların üzerinden  ya da çinem ve çalılık bölgelerden direk olarak olamaktadır.

Yumurta ile çoğaldıkları için çok kısa zamanda sayılarını çok fazla arttırabilirler. Burada kriter besin kaynağıdır. Eğer kan emebilecekleri hayvan insan sayısı fazla ise daha fazla fayda sağlamak için sayılarını arttırırlar. Bir dişi bir seferde ortalama 600 kadar yumurta bırakabilir ve bu yumurtalar bir hafta içerisinde aktif yavru kenelere dönüşmektedirler.Davranışları Başta köpekler olmak üzere birçok diğer hayvan ve insan üzerinde yaşarlar. Köpekleri kanını emmemelerine karşın başka hayvanlara geçmek için aracı konak olarak kullanmaktadırlar.Yetişkin keneler köpeğin kulak bölgesinde ve ayaklarında bulunurlar. Yavru keneler ise hareket ve aktivitenin nisbeten daha düşük olduğu  sırtta bulunurlar. Genel davranış olarak insanları pek tercih etmezler. Fakat çevrelerinde hayvan yerine insan varsa hiç de çekinmezler. Beslenmeksizin 7 ay yaşayabilmektedirler. Burada yanlış bilinen bir şeyi açıklığa kavuşturalım. Ölümcül keneler genelde kendi ısırıklrı ile bir insanı ya da bir canlıyı öldürmezler. Düşünün bir kenenin kan emmek için kullandığı boru yaklaşık 0.15 mm civarındadır. Bu kadarcık bir yara ile kimse ölemez. Ölümün sebebi kenelerin taşıdığı mikropların canlılarda ve özellikle insanlarda ölümcül olmasıdır. Paraziter özellikleri bit yada pire gibi değildir. Bitler ve pireler konakçı üzerinde sürekli yaşama eğilimindedirler. Keneler  beslendikten sonra konağını terk eder ve yine eski habitatlarına dönerler. Evde eğer bulunuyorsa beslendikten sonra  kapı pencere kenarları ve süpürgeliklerde barınırlar. Evde olduğundan şüpheleniyorsanız ilk kontrol etmeniz gereken yerler önce evde yaşayanlar (hayvanlar dahil) sonrada işte bu kapı süpürgelik gibi yerlerdir. Evde şayet bir kene gördü iseniz ki yukarıda fotoğrafını gördüğünüz şekilde olmalı derhal profesyonel bir ekiple çalışmalısınız kendi başınıza mücadele etmeyi aklınızdan bile geçirmeyin. Çünkü mücadele çok aşamalı ve sistematik ilerlemesi gereken bir uygulamadır. Önce keneleri evde saklandıkları yerden çıkarmak için uygulanan yöntemler, daha sonrada bu çıkan keneleri toplu olarak yok etmek için uygulanan yöntemlerdir.Kullanılan kimyasallar açısından da haşere mücadelesinden çok farklı bir yöntem izlenmektedir.

Evde kenenin kendisini değil de yine yanda fotoğrafı yer alan yaraya evdeki bireylerden birinde rastlanırsa da yine evde kene olduğu anlaşılabilir. Bu durumda da ilk önce yapılacak şey hemen bir hastaneye evdeki tüm bireyler götürülüp vücut taramasının yapılması ayrıca ısırılan kişilere acil müdahale edilmesi gerekliliği açısından çok büyük önem arz etmektedir.Ayrıca bilinmesi gereken şeylerden biride kenelerin bit pire gibi sıçrayamadıklarıdır. Kenelerin sebep oldukları rahatsızlığa tıpta  Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi denilmektedir. Kırım-Kongo Hemorajik Ateş (KKHA),keneler tarafından taşınan Nairovirüs isimli bir mikrobiyal etken  tarafından neden olunan ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden hayvan kaynaklı bir enfeksiyondur. Bu enfeksiyon öldürücü etki yapmaktadır. Vücuttaki bağışıklık sistemini etkileyerek diğer enfeksiyonların da vücuda girişi için zeminde hazırlamaktadır. Yukarıda bahsettiğimiz köpeklerin kanını emmelerinden yola çıkarak bilim adamları bir takım bilgilere ulaşma çabasındadırlar. Eğer köpeğin kanını emmesini engelleyen madde bulunup aşı gibi bir yolla canlılara verilebilirse kenenin öldürücü etkisi de ortadan kalkmış olacaktır.Türkiye doğal kaynaklar açısından zengindir ve bu yüzdende kenelerin konak canlı bulabilecekleri bir yerdir. Keneler şehir hayatından çok kırsal alanlarda bulunurlar ve bu yüzden de tarım ve hayvancılıkla uğraşan ziraatçiler, çiftçiler,veterinerler, taze et ile uğraşan kasaplar, mezbaha sahibi ve  çalışanları muhtemel risk taşımaktadırlar.Kamp ve piknik yapmak için kırsal bölgeleri seçenlerde yine risk taşımaktadırlar

Henüz ergin olmamış Hylomma soyuna ait keneler, küçük omurgalılardan kan emerken virüsleri alır, gelişme evrelerinde muhafaza eder; ergin kene olduğunda da hayvanlardan ve insanlardan kan emerken bulaştırır.Yani keneler virüsleri için bir ara konak  konumundadırlar. Kuluçka Süreleri virüsün alınmasından sonra 1-3 gün kadardır. Kuluçka döneminden sonra hastalık belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Ki bunlar;Ateş,vücutta kırgınlık, baş ağrısı şeklinde baş gösterir.Kanın pıhtılaşma mekanizmasını etkileyen virüs, vücudun çeşitli yerlerinde  kırmızı döküntülere, gözlerde kızarıklığa, gövde, kol ve bacaklarda morluklara, burun kanamalarına, dışkıda ve idrarda kan görülmesine sebep olmaktadır. Ölüm ise genellikle karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezlikleri nedeni ile  olmaktadır.
 

Kategori: Sağlık Nedir

Yorum Yazın

Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekiyor.

Trackback  |  Bu yazının yorumları için RSS kaynağı


Takvim

Temmuz 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Mayıs    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Son Yazılar