'Genel Kültür Nedir' Kategorisindeki Yazılar

Araba Nedir

Zamanımızın en çok kullanılan bir taşıt aracı. İlk otomobiller buharla işleyen taşıt araçları idi. Bugünkü otomobiller ise, benzin gibi akaryakıtlarla çalışan motörlerle işlemektedir. Bugünkü otomobillerde, transmisyon düzeneği ile motorun gücü tekerleklere verilir. Transmisyon düzeneği, vites, debriyaj ve diferansiyelden meydana gelmiştir. Vites, otomobilin hızını düzenlemeye yarar.

Motorun kuvveti, vites kutusundan şaft denen bir mil ile diferansiyel düzeneğine yollanır. Diferansiyel düzeni de motorun gücünü tekerleklere verir ve iki arka tekerleği birbirinden ayırır. Otomobili yavaşlatmak ve durdurmak, fren düzeni ile olur. Fren el ayak olmak üzere iki şekilde olur. Bunlardan başka, otomobillerde akümülâtör aracılığı ile sağlanan ve motorun çalışmasını sağlayan elektrik düzeni, motörü soğutmaya yarayan radyatör vardır.

Hava ile şişirilmiş lâstikler ve yaylar üzerinde sarsıntısız yol alan otomobil, ilk meydana geldiği 1765 tarihinden bu yana çok gelişmiştir. Bugün, bütün dünyada çok önemli bir endüstri haline gelen otomobil endüstrisi ile her yıl gittikçe gelişen ve her türlü rahatlığı, her türlü kolaylığı üzerinde bulunduran otomobil modelleri yapılmaktadır.

Yorum ekle 25 Şubat 2007

Zeplin Nedir

Alman Generali ve havacısı Ferdinan Von Zepplin (1838 - 1917) tarafından icat edilmiş olan, istenilen tarafa sevk edilir balon. Zeplinlerin iskeletleri alüminyum ve duralimünyumdan yapılmıştır. Her birinin içine gazlı balonlar yerleştirilmiş, tamamı da, su geçirmez bir bezle örtülmüştür. Uzunlukları 150 - 180 metre arasındadır. Üç ve dört motörle hareket ettirilebilir. Zeplinler 30 kist taşıyabilecek şekilde yapılmıştır.

 

Almanlar tarafından Birinci Dünya Savaşında bombardıman için kullanılmıştır. Daha sonraları birer taşıt aracı olmuşlardır.

Yorum ekle 25 Şubat 2007

Uçak Nedir

Kanatlarının altına havanın yaptığı basınç dolayısıyla havada tutunabilmek temeline dayanan uçucu taşıt. 1903 yılında Amerikalı Wright kardeşler tarafından icat edilmiştir. Uçaklarda esas olan, hızdan faydalanılarak havanın direncini arttırmak, uçağın kendi ağırlığını da bu dirençten aşağı düşürmektir. Böylece havası direncinden kurtulabilen çeşitli ağırlıktaki bu dev kütle havanın istenilen yüksekliklerine çıkabilme imkân kazanmış olur.
Bir uçakta ,başlıca şu bölümler bulunur.

1- Motor.
2 - Pilot ve yolcu yerleri.
3 - Kanatlar, dümen ve iniş takımı.
Motor ,arı benzinle işleyen yakıtın patlama gücünü hareket enerjisi haline getiren bir makinedir. Bazı uçaklar çift motorlu, dört motorlu gibi, Motör motörlerinin sayışına göre adlandırılır ve başlıca iki kısımdan ibarettir: a) Makine b) Pervane, Makine, ben deposundan gelen yakıtı hareket ene si haline çevirir. Bu enerji pervan döndürmeğe yarar. Pervane değişik sayıda olan kanatları, döndükçe havayı geriye doğru itecek şekilde yapılmıştır. Bu itme gücü ile kanatlara çarpan hava akımı, kanatları, dolayısı ile uçağı havaya kaldırır. Yeni yapılmış olan uçaklarda pervane bulunmamaktadır. Bunlar tepkili uçak adı ile anılır. Tepkili uçak motorlarında, yeni kovanlarda birdenbire yanan bol miktarda yakıt, ansızın gaza çevrilir havaya karışarak uçağı ileri fırlatır. Bu, birdenbire yanan yakıtın verdiği tepki gücünden pervaneli uçaklarınkinden pek çoktur.

Pilot ve yolcu yerleri uçakla gövdelerini meydana getirmektedir. Pilot uçağı yönetenlere verilen addır. Pilotun, uçağı yönettiği bölümde, uçağın hava basıncını, çeşitli istasyonlarla temas sağlamaya gerektirecek düzenekler vardır. Uçağı yukarı kaldıracak aşağı indirecek çeşitli yönlere sevk edecek düzenekler de bu bölümde bulunur. Bu bölüm pilot kamarası sında pilottan başka makinist ve telsizci de bulunur. Uçağın ön bölümünde olan ve gidiş yönünü bütün çevresi ile görmeğe yarayan pilot kamarası, bir kapı ile yolcuların bulunduğu yolcu kamara sına açılır. Yolcu kamaralarında gerektiğinde 100 kişiden fazla yolcuyu alabilecek dev uçaklar yapılmıştır.

Kanatlar, uçağın iki tarafında uzanan bölümlerdir. Uçak, bunların aracılığı ile yükselebilir. Kanatların arka bölümlerinde dar şekilde düzenlenmiş bir kısım, dümen vazifesini görecek şekilde ayarlanmıştır. Bunlar, kanat dümen leridir. Eski uçaklar, tek katlı, çift kanatları ihtiva ederlerdi. Bugünkü uçaklar ise, iki tarafta birer kanat olmak üzere tek katlı kanatlardan yapılmaktadır. Bugünün uçaklarında kanatlar biraz kalın ve içleri boştur. Bu boşluklarda benzin depoları bulunur. Motörler de kanatlar üzerine yerleştirilmiştir. Dümen, uçağın arkasında bulunmaktadır, türlü türlüdür : a - Yatay dümen, b - Dikey dümen. Yatay dümen, aşağı yukarı oynatılarak kanat dümenleriyle birlikte uçağın aşağı - yukarı yönelmesini sağlar. Dikey dümen, sağa sola döndürülerek uçağın bu yönlerde dönmesini sağlar.

İniş takımı, kara uçaklarında, gövdesine gizlenen, ancak uçak ineceği zaman meydana çıkarılan ön ve arka tekerleklerdir. Deniz uçaklarında bu tekerlekler yerine kızaklar takılmıştır.Uçaklar bir de gördükleri işe göre çeşitlenir: 1 - Sivil uçaklar, 2 - Askerî uçaklar.Sivil uçaklar, genel olarak yolcu ve taşıt uçaklarıdır.
Askerî uçaklar ise savaş halinde memleket savunmasına yarayan savaş araçlarıdır. Avcı uçakları, bomba uçakları , taşıt uçakları gözcü uçakları, diye yaptıkları işe göre adlandırılırlar.

Yorum ekle 25 Şubat 2007

Tramvay Nedir

Şehirler içinde, yere döşenmiş raylar üstünde hareket eden, elektrikle işler ya da atla çekilir taşıt aracı, 1776 yılında ilk defa İngilterede kömür nakliyatı için döşenen yolda işletilen ilkel tramvay, gittikçe evrimleşmiş, 1832 yılında atla çekilen tipleri New York şehrinde işletilmeğe başlamış, daha sonraları da elektrikle işleyenleri, dünyanın büyük şehirlerinde kullanılan önemli şehir içi taşıt vasıtalarından biri olmuştur.

Türkiyede İzmir ve İstanbulda tramvay işletmesi kurulmuştur. İzmirde olanları atla çekilirdi. İstanbulda bulunanları da elektrikli tramvaylar halinde idi. İstanbulda bulunanlar, 1961 yılında kaldırılmış ve yalnız Anadolu yakasında işletilmesine devam edilmesi kararı alınmıştır.

Yorum ekle 25 Şubat 2007

Tank Nedir

Zırhlı bir savaş aracı. İlk 1916 yılında kullanılmıştır. 30 tondan 100 ton ağırlığına kadar olabilirler. Mazot ya da benzinle çalışırlar. Tekerlek yerine tırtıllı oldukları için, başka araçların geçmesine imkân olmayan en engebeli ve geçilmez yerlerden bile geçebilirler, içi silâhla dolu olması, en geçilmez yerlerden geçmesi, savaşlarda, yürüyebilen bir kale durumunda olmasını sağlamıştır.

 

Bu sebeple, özellikle İkinci Dünya Savaşında çok gelişmiş ve ordularda büyük işler görmüştür.

Yorum ekle 25 Şubat 2007

Dürbün Nedir

Uzaktaki cisimleri yaklaştırıp büyülterek iyi görünmelerini sağlayan optik alet. Adrian Metaus (1571 - 1635) adlı Holândalı bir gözlükçü tarafından icat edilen ve bir yıl sonra (1609) ünlü italyan bilgini Galieo Galilei (1564 - 1642) tarafından geliştirilmiş olan dürbün, yakınsak merceklerin yaklaştırıp büyütmesinden faydalanılarak yapılmıştır. Başlıca iki çeşidi vardır :

Gök dürbünü : Yıldızlar âlemini incelemekte kullanılan gök dürbünü, birbirine olan uzaklığı değişebilen iki yakınsak mercek sisteminden meydana gelmiştir (objektif, oküler). Objektif, odak uzaklığı büyük olan ve iyi görüntü veren yakınsak bir mercektir. Sonsuz uzakta bir yıldızın görüntüsünü, odak düzleminde hakikî, küçük ve ters olarak verir. Oküler ise, objektifin verdiği küçük, ters ve hakikî görüntüyü incelemeye yarayan bir büyüteçtir. Bunun verdiği görüntü, zahirî, büyük ve terstir.

Yer dürbünü : Gök dürbünü ters görüntü verdiği için yerdeki cisimleri incelemekte kullanılamaz. Gök dürbünündeki bu kusur, yer dürbününe eklenen ve doğrul taç denilen yeni bir yakınsak mercekle giderilmiştir.

Objektif, gök dürbününde olduğu gibi, çok uzak cisimlerin görüntülerini odak düzlemine düşürür. Ters olan bu görüntü, eklenen doğrul taç yakınsak merceği ile doğru hale gelir ve bu görüntüyü bir büyüteç gibi inceleyen objektifte görüntü belirir.

Düz görüntü elde etmek için kullanılan yer dürbününün boyu, her yerde kullanılmasına elverişli olmayacak kadar uzun olduğundan, bunun yerine Galileo dürbünü kullanılır. Galileo dürbününde, görüntüyü düzeltmek için ıraksak bir mercek, aynı zamanda oküler olarak kullanılır.

Gök dürbünü rasathanelerde, gözlem dürbünü olarak kullanılır. Yer dürbünü, sabit dürbün olarak, uzakta bulunan küçük cisimlere bakmak için çoklukla gemilerde kullanılır. Galileo dürbünü ise, tiyatrolarda, spor müsabakalarında v.b. kullanılmaktadır. Galileo dürbünü ile düzeltilmiş olan ve daha kullanışlı hale getirilen yer dürbününe, doğrul taç mercek yerine iki prizmadan meydana gelmiş başka bir doğrultaç koymakla Prizmalı dürbün de yapılmıştır. 1850 yılında bir Fransız topçu subayı olan Porro tarafından bulunan prizmalı dürbün, bugün en çok kullanılan bir dürbündür.

Yorum ekle 25 Şubat 2007

Dizgi Makinesi Nedir

Matbaacılıkta, yazılara kurşun kalıplar üzerine döken makinelere verilen ad. Gazete, dergi ya da kitap da çıkacak yazıları dizecek olan usta (operatör), daktilo tuşlarına benzer ve klavye denilen dizgi makinesi tuşlarına basar. Her harfin karşılığında dizgi makinesinin kasasında bulunan ve matris denen madenî kalıplar dizgi makinesinde özel yerlerine sıralanmak suretiyle, satırları meydana getirirler. Bu matris satırı üzerine erimiş kurşun-kalay-antimon karışığı metal basınç yaparak dizilmiş olan bu matrislerin şekline bürünür. Bu erimiş metalin donması ile operatör tarafından dizilen yazılar, metal satırlar halinde makinenin yanındaki özel yerinde yer alır.

Böylece, bir dizgi ustası tarafından süratli yazı dizmek, bu dizdiği yazı kalıplarının da, dizgi sırasında kurşun kalıplar haline gelmesini sağlamak esasına dayanan dizgi makineleri, son yüzyıl matbaacılığının en önemli buluşlarından biri olmuştur. Dizgi makineleri ile eskiden olduğu gibi, tek tek harfleri sıralamak suretiyle gazete, dergi, kitap sayfalarım dizmekten kurtulunmuş ve matbaacılıkta bir işin çabuk basılabilmesi için gerekli olan en önemli konulardan biri halledilmiştir.

Dizgi makineleri, başlıca üç tip üzerinde yapılmıştır. Bunlardan bazıları, operatör tarafından dizilen yazılar, özel kâğıt şeritler üzerine tespit eder ve bu özel şeritler, başka bir makinede, kurşun harfleri meydana getirmek suretiyle yazı, kurşun kalıp haline getirilir. Böyle makinelere Monotype denir. İkinci şekil dizgi makinelerinde, hem operatör tarafından dizilen yazı hem de bu yazının kurşun kalıplara dökülmesi, aynı makine üzerine olmaktadır. Bu makinelere Unotpe ve Intertype adlan verilir. Üçüncü bir çeşit dizgi makinesi de, monotipe benzer bir özeliktedir. Bu makinede, ayrıca bir operatör bulunmamakta, gazetelerde çalışan muhabirler, yazılarını, doğrudan doğruya özel bir daktilodaki şeritler üzerine yazmaktadırlar. Bu şeritler, dizgi makinelerinin kalıp döken bölümlerinde, kurşun yazı kalıplarını meydana getirirler. Bu makinelere de Teletype denir.

Yorum ekle 25 Şubat 2007

Değirmen Nedir

Birbiri üzerinde dönen taş ya da çelik gibi sert cisimlerden yapılmış, türlü maddeleri ezen, parçalayan ufalayan ya da toz haline sokan irili ufaklı mekanizmalara verilen ad.Değirmenlerde esas ters yönde dönebilen iki yüzey ile bu iki yüzeyi döndürebilen kuvvettir. Bu iki yüzeyin arasına, un haline getirilecek küçük tanecikler halindeki cisimler konur; bu iki yüzeyin devamlı döndürülmesi ile taneciklerden un meydana gelmiş olur.

Değirmenler, kendilerini döndüren kuvvetlerle kuruluş amaçlarına göre gruplara ayrılır:
1 - Çevirici kuvvetlere göre değirmenler şu gruplara ayrılır :
a); El değirmenleri: Evlerde bir kişi tarafından elle kolayca çevrilebilen küçük değirmenlerdir. Kahve, Şeker, Karabiber v.s. gibi maddeleri toz haline getirmek için kullanılır.
b) Hayvan değirmenleri: Bunlar çoklukla yavaş dönebilen yağ değirmenleridir. Tek ya da çift koşulmuş hayvanlarla çalışır.
c) Su değirmenleri: Akarsu kuvvetlerinden faydalanmak suretiyle meydana gelen değirmenler, Akarsu, türbinlerin ya da su dolaplarının üzerime dökülerek değirmeni çevirir. Suyun çevirebildiği taş çiftine göre (bir taşlı, üç taşlı değirmen) adları ile anılırlar. Çoklukla hububat öğüten köy değirmenleri bu tip değirmenlerdir.
d) Yel değirmenleri: Rüzgarları sürekli olan yüksek sırtlara kurulu olan değirmenlerdir. Değirmen taşlan, rüzgârla dönen büyük pervanelere bağlıdır. Bu düzenekle, pervane döndükçe değirmen taşları da dönerek aralarına konan cismi öğütürler.
e) Motorlu ve buharlı değirmenler: Bunları: hareket ettirici kuvvetleri, ya buhar makineleri ya da elektrik motorlarıdır. Çoklukla karışık yapıda olduklarından bu tip değirmenler, fabrika adı ile anılır: Un fabrikası, yağ fabrikası.
II - Yaptıkları işlere göre değirmenler şu gruplara ayrılırlar:
a) Yağ değirmenleri: Bunlar, yağlı meyve ve tohumların ezilmesinde çalıştırılan düz, sert bir yüzey üzerinde dikine dönen taşlardan ibarettir. Fakat aynı zamanda, sıkılarak süzdürme tertibatını da ihtiva ederler.
b) Tuz, kömür, taş ve kütük değirmenleri: Bunlar ,şeker ve kâğıt fabrikaları kömür ve tuz ocakları gibi sanayi tesislerinde bulunması gerekli araçlar olduklarından ve imalâtların belirli safhalarından rolleri olduğundan, başlı başına değirmen sayılmazlar.
c) Hububat değirmenleri: Hububat öğütme için kullanılan değirmenlerdir, öğütme organları taş ya da çelikten olabilir. Taşlı hububat değirmenleri, köylerde, kasabalarda buğday, arpa v.s. öğüten değirmenler halindedir. Buğdayı temizleyerek öğüttüğü sırada unlan bölümlere ayırdığı için, önemi olan çeşitli kısımlardan meydana gelmiştir. Başlıca bölümleri şunlardır: a) Hububat temizleyen kısımlar (Kalburlar, taş ayırıcılar, buğdayı büyüklüklerine göre ayırıcılar, soyucular, toz fırçalar, yıkayıcı ve kurutucu tertibat, b) Hububatı öğüten kısımlar (bunlar, birkaç silindirden ibarettir), c) Unu ayıran ve tasnif eden kısımlar (Eleklerden ibarettir.)

Yorum ekle 25 Şubat 2007

Fonograf Nedir

Sesleri kayıt ve tespit ederek istenildiğinde tekrar edilmesini sağlayan makine. Ünlü Amerikalı bilgin Edison tarafından 1877 tarihinde icat edilmiştir. Edison, ilk deneylerinde,sesleri tespit için madenî bir silindire sarılı ince kalay bir levha kullanmıştır. Silindir, çevrilen bir kolla, yavaşça ileri geri hareket ediyordu. Silindire karşı konulmuş borumsu bir ağızlıktan kelimeler kuvvetlice söylenince meydana gelen ses titreşimleri, ağızlığın önündeki ince ve hassas tablaya çarpar, böylece, o tablaya iliştirilmiş olan çelik iğne, seslerin titreşimine göre kımıldanarak kalay levhada çizgiler meydana getiriyordu.

Bu silindirin yeniden hareket ettirilmesi ile de tespit edilmiş sözler, yemden duyuluyordu. İlk zamanlarda çok basit olan fonograf, daha sonraları geliştirilerek yerini gramofona ve diktafona bırakmıştır.

Yorum ekle 25 Şubat 2007

Dişli Çark Nedir

Makinelerde, kuvvet ve hareketi bir bölümünden başka bir bölüme iletebilmek için dişli çark kullanılır. Dişli çarklarda dişler, birbirine takılarak hareket eder. Dişli çarklardan biri, öbüründen küçük olursa, küçük daha çabuk döner. Bu çarka bağlı bölüm de çabuk dönmüş olur. Dişli çarklarda, esas dönen kol, bir çarka bağlıdır. Böylece, kolun her dönmesi, birinci dişli çark aracılığı ile öbür çarkların dönmesi sonucunu meydana getirir. En son dişli çark da, istenen işi sağlayacak yere bağlanır.O bölüm de işini yapmış olur.Dişli çarklar bundan başka, şu iğleri de sağlar. Kuvvetin hızını arttırır ya da azaltır. Kuvvetin yönünü değiştirir.

Fabrikalarda birçok makinelerin işletilmesinde, otomobil viteslerinde, değirmelilerde ve başka birçok makinelerde dişli çarklar kullanılır.

Yorum ekle 25 Şubat 2007

Sonraki Önceki


Takvim

Temmuz 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Mayıs    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Aylara Göre

Kategorilere Göre