'Arkeoloji Nedir' Kategorisindeki Yazılar

Mısır Piramitleri Nedir

Dünyanın yedi harikasından günümüze kadar ulaşan tek eser, Mısır’daki Keops Piramididir. Mısır’ın başkenti Kahire yakınındaki Nil Nehrinin batısında bulunan Giza Yaylasında bulunmaktadır. Keops Piramidinin yanında biraz daha küçük olan Kefren ve Mikorinos piramitleri bulunmaktadır. Ayrıca, içlerinde prenseslere ve firavunun en yakın yardımcılarına ait mumyaların bulunduğu beş piramit daha vardır.

Büyük Piramit de denen Keops Piramidi, M.Ö. 2800 yıllarına doğru hüküm süren Mısır’ın 4. Sülale devri hükümdarlarından Keops’un mezarıdır. İkinci büyük piramit, Keops’un kardeşi olan ve O öldükten sonra firavun olan Kefren’e aittir. Küçük piramit ise M.Ö. 2500′lü yıllarda hüküm süren Mikerinos’a aittir. Mısır piramitleri yeryüzündeki anıt-kabirlerin en eskileri ve en büyükleridir. Bunların en haşmetlisi olan Keops Piramidi dış görünüşü ile de “Dünyanın Birinci Harikası” olma niteliğine hak kazanmıştır. Piramitler, firavunun mumyası ile hepsi birbirinden değerli eşsiz nitelikteki sanat eserlerini; kral, kraliçe, prens heykellerini de içlerinde saklıyordu ve bu eşsiz hazineleri saklamak için yapılmışlardır. Keops Piramidinin yüksekliği 138 metredir. Tepeden 10 metre kadar aşınmıştır. Bazıları 10-15 ton ağırlığında olan 2.300.000 adet blok taşın üst üste yığılmasıyla oluşturulmuştur. Bir kenarı 227 metre olan dörtgen tabanı 50.524 metrekarelik bir alanı kaplar. Piramidin iç ortasında, tepeden 100 metre kadar aşağıda ve tabandan 40 metre kadar yukarıda firavunun odası vardır. Firavunun mumyası, hazinesi ve özel eşyası bu odaya konmuştur. Oda 10,5 metre uzunlukta, 5 metre genişlikte ve 6 metre yüksekliktedir. Buraya 50 metrelik bir dehlizden girilir. Biri kraliçeye ait olan iki oda daha vardır. Kefren Piramidinin taban kenarlarının uzunluğu 216m, yüksekliği 143m’dir. Mikorinos adına yapılan 66m uzunluğundaki piramidin taban kenarlarının uzunluğu 109m’dirTarihçi Herodot’a göre, ağır granit blokları, piramidin üst bölümlerine çıkarmak için 925 metre boyunda, 19 metre genişlikte bir rampa yapılmıştır. Sadece bu rampanın yapılması bile 10 yıl sürmüştür. Bu muazzam mezar, üç ayda bir toplanan 100.000 esirin çalışmasıyla 30 yılda tamamlanmıştır. Daha sonra da Keops’un ve eşinin mumyalanmış cesetleri bu mezara yerleştirilmiştir.Bu üç piramit tam bir teknik ustalık ve mühendislik yeteneği başyapıtıdır. Yerleştirilişi, yapının dev boyutları, kullanılan kireçtaşından yapılan blokların boyut ve ağırlıkları şaşırtıcıdır. Bu piramitler Dünyanın Yedi Harikası içinde günümüzde sağlam kalan tek yapıdır.

Yorum ekle 19 Kasım 2006

Hattuşaş (Boğazköy) Nedir

Boğazköy (Hattuşaş) Çorum’un Sungurlu ilçesinin 22km güneydoğusundaki Boğzkale ilçesinin (Boğazköy) 4km doğusundadır. Şehir kuzeyden güneye doğru 300m yükselir. Kuzeyde kalan kısıma “Aşağı Şehir” güneyde kalan kısıma “Yukarı Şehir” denir. Boğazköy kalıntıları ilk olarak Fransız gezgin ve arkeolog Charles Texier tarafından keşfedilmiştir. 1893-1894 yılında başlayan kazılardan sonra 1906′da Alman Hugo Winckler ile İst.Ark Müzesi’nden Thedor Makridi çivi yazısı ile yazılmış büyük bir Hitit arşivi bulmuşlardır. Boğazköy’de (Hattuşaş) M.Ö. III. binden itibaren yerleşim görülmektedir.

Bu dönemdeki yerleşmenin Büyükkale ve çevresinde olduğu tespit edilmiştir. M.Ö. 19. ve 18. yüzyıllarda Aşağı Şehir’de Asur Ticaret Kolonileri Çağı yerleşmeleri görülmektedir ve şehrin adına ilk kez bu çağa ait yazılı belgelerde rastlanmıştır. Hattuşaş’ın M.Ö. 18.yy’da Kuşşara kralı Anitta tarafından tahrip edildiği ortaya çıkan yazıtlardan anlaşılmaktadır. Belgelere göre hemen bu tahripten sonra yaklaşık M.Ö. 1700 yıllarında yeniden yerleşime açılan Hattuşaş 1600′lerde Hitit devletinin başkenti olmuştur; kurucusu tıpkı Anitta gibi Kuşşara kökenli olan I.Hattuşili’dir. 

 

Hitit Devletinin başkenti olan Hattuşaş dönemin mimarlık ve sanatının odak noktası olmuştur. Hattuşaş sözcüğü Hattus sözcüğünden yani Hatti insanlarının verdiği orijinal addan gelir. Çok geniş bir alanı kapsar. Uzun zamandan beri yapılan kazılarda 5 kültür katı ortaya çıkmıştır. Bu katlarda Hatti, Asur,Hitit, Frig, Galat, Roma ve Bizans dönemlerinden kalma kalıntılar bulunmuştur. Kalıntılar Aşağı kent, Yukarı Kent, Büyük Kale (Kral Kalesi), Yazılıkaya’dan oluşmaktadır. Burada bulunan kalıntılar Kral Sarayı, iki katlı Arşiv Yapısı (3500 çivi yazılı tablet bulunmuştur.) , Hitit Dönemi’nden kalma dört tapınak , anıtsal kapılar (Kral Kapısı, Sfenksli Kapı, Aslanlı Kapı, Poternli Kapı ve Batı Kapısı), Tanrı “Teshup” ‘un tapınağı bulunmaktadır. 

 

Hatuşaş’ın “Yukarı Şehir” olarak bilinen kesimi 1 km² den daha büyük bir yüzölçüme sahip, eğimli bir arazidir. Bu alan M.Ö. 13. yüzyılda Geç İmparatorluk Çağında şehrin gelişmesine sahne olmuştur. Yukarı Şehir’in geniş bir bölümü yalnızca tapınak ve kutsal alanlardan oluşmaktadır. Yukarı Şehir geniş bir kavis halinde onu güneyden çeviren bir surla donatılmış olup, sur üzerinde 5 kapı mevcuttur. Şehir surunun en güney ucunda ve kentin en yüksek noktasında bastion ile sfenksli kapı yer almaktadır. Diğer dört kapıdan güney surunun doğu ve batı ucunda karşılıklı Kral Kapısı ve Aslanlı Kapı yer almaktadır. 

 

Yukarı Şehir’de görülen yapılaşma üç evrelidir. Birinci evre ilk surların inşaatı ile çağdaştır. İkinci evre, surlarda görülen ilk tahribattan sonraki yeniden yapım ve tapınak kentinin son biçimini almış olması ile belli olan evredir. Son evrede ise mevcut yapılarda görülen tadilat ve tamiratlar dışında dinsel amaçlar dışında bir yeni yapılaşma başlamıştır. Yukarı Şehir’de “Mabedler Mahallesi” olarak bilinen alan sfenksli kapıdan; Nişantepe ve Sarıkale’ye kadar uzanır. Bu alanda çeşitli evrelere ait bir çok tapınak açığa çıkarılmıştır. Tapınak planlarının genel karakteri, bir orta avludan girilen ve birer dar ön mekân ile derin ana mekânlardan oluşan kült odaları grubunun yapıyı biçimlendirmesidir. Tapınaklarda ele geçen malzemeler beş gruba ayrılmaktadır. 1- Seramikler, 2- Aletler, 3- Silahlar, 4- Kült objeleri, 5- Yazılı belgeler. 

 

Kuzey ve güney binası dışında önemli bir yapı da Batı Binası ve Saray Arşividir. Büyük bir yangınla tahrip olmuş binanın yamaçta iki bodrum katı olduğu düşünülmektedir. Bu iki bodrum katında yaklaşık 3300 adet bulla ve 30 çivi yazılı tablet bulunmuştur. Bullaların 2/3′ü büyük kral mühürleri taşımakta ve kronolojik listeye göre I. Şuppiluliuma’dan Hattuşaş’ın son kralı ve onun torunu II. Şuppiluliuma’ya kadar kralları temsil etmektedir. Kral mühürleri yanında kraliçe mühürleri de açığa çıkarılmıştır. 

Hattuşaş örenyerinden Büyükkale’de yapılan kazılar M.Ö. 13.-14. yüzyılda Hitit krallarının saray yapılarını ve bunları koruyan sur sisteminin özelliklerini gün ışığına çıkarmıştır. Giriş kapısı güneybatıda olan kalenin surları, sandık duvar tekniğiyle inşa edilmiştir. 

 

Büyükkale’de bir bütün halinde saray yapısı görülmez, kazılar sonucunda ortaya çıkan farklı boyutta ve türdeki yapılar, büyük iç mekânlar, avlular ve direkli galeriler yoluyla birbirine bağlanarak kale içindeki bütünü oluştururlar. Kalede arşiv odaları, depo odaları, büyük kabul salonu, su kültü ile ilgili bina ve kutsal mekânlar yer almaktadır. Hitit sonrasında ise kalede Frig yapı kalıntılarına rastlanmıştır. 

Boğazköy’de en önemli mimari alanlardan birisi de Büyük Mabet’tir. Hattuşaş’ta kuzey şehrin merkezini oluşturan Büyük Mabet, Hati’nin Fırtına Tanrısı ve Arinna Şehri Güneş tanrıçasının evi olarak yapılmıştır. Tapınağın çevresinde kaldırım taşlı yollar, meydanlar ve bunların arkasında bu yollara açılan dört yönde depo odaları yer almaktadır. Büyük Mabet, Aşağı Şehir mahallelerinden bir duvarı ile ayrılmaktadır. Taş bir teras üzerine kurulan Büyük Mabet’in, kutsal bir merkez olduğu kadar, ekonomik bir merkez olarak da kullanıldığı magasinlerde açığa çıkarılan büyük küplerden anlaşılmıştır. Yine mabedin doğu magasinlerinde tabletlerin bulunması burada bir arşivin olduğunu da ortaya koymuştur

Yorum ekle 19 Kasım 2006

Arkeometri Nedir

Yorum ekle 19 Kasım 2006

Arkeoloji Nedir

Yorum ekle 19 Kasım 2006

Gritille Nedir

Yeri :Atatürk Barajının suları altında kalmış olan Gritille ören yeri Adıyaman’ın Samsat ilçesinde Fırat Irmağının kuzeybatı kıyısında bulunmaktadır.Konumu ve Çevresel Özellikleri :Atatürk Barajı yapılmadan önce yörede kuzeydoğudan güneybatıya doğru akan eski Fırat nehrinin batı kıyısında bulunan,günümüzde baraj göl suları altında kalan 13m.kalınlığında kültür dolgusuna sahip,koni kısmında 80´40m.,etekleri ile beraber 150´100m.boyutlarında olan oval biçimli bir höyüktür.

Kültür dolgusunun yaklaşık 13m.olduğu tespit edilmiştir.Gritille de nehir yatağının kenarlarında sürekli büyüyen ağaçlar,höyükte yaşayanların yapıları için gerekli olan ahşap ihtiyacını karşılamıştır.Gritille’nin birkaç km. batısındaki sırtlar yontma taş endüstrisi için iyi kalitede çakmaktaşı topakları vermektedir.Gritille gerçekten yaşam ve yerleşmeye çok uygun özellikler taşımaktadır.Araştırma ve Kazı :Aşağı Fırat kurtarma projesine katılanlar 1975 ve 1977’de bölgenin ilk arkeolojik bilgilerini sağlayan araştırmaları yapmışlardır.1975 yılında Ü.Serdaroğlu,1977 yılında M.Özdoğan tarafındanyüzey araştırması yapılan höyükte kazılar,1981-84 yılları arasında gerçekleşmiştir.Tabakalanma :Yapılan araştırmalar neticesinde dört ana yerleşme tabakası tespit edilmiştir.1.Akeramik Neolitik(ykş.8000-6500) 2.İTÇ(ykş.2700-2000) 3.Hellenistik ve Roma Dönemleri 4.Orta Çağ(M.S.1050-1250)Mimari :İlk Tunç Çağına ait tabakalar büyük oranda tahrip olduğundan mimari hakkında yok denecek kadar bilgiler vardır.Mimarideki bu yoksunluğa karşın ele geçen çanak-çömlek ve diğer küçük buluntular bu dönem ile ilgili bilgiler sağlamıştır.İTÇ mimarisi hakkında kalıntılar ele geçmemiş nedeni ise;Hellenistik dönem çukurları ve Orta Çağ kalesi temelleri ile büyük oranda zarar görmüştür.Tahrip olan yerlerde taş temeller görülmüştür. Çanak-Çömlek :Çanak,çömlek,pişirme kapları,kaideli kaplar,kaselerin bulunduğu ve örneklerin Amik Ovası I-J evreleri,Lidar Höyük,Kurban Höyük,Tell Chuera,Tell Sweyhat’da bulunanlar ile benzediği söylenmiştir. Mezar ve Ölü Gömme Gelenekleri :Bu dönemde iki mezar bulunmuştur.Biri bir kadına aittir.Etrafı taşlarla çevrili yuvarlak biçimli küçük ve yuvarlak biçimli çukur halindeki mezar olup,gömünün yanında ölü armağanı ele geçmemiştir.Diğer mezar ise;basit sandık mezardır.Bu mezarda bir yetişkin birde çocuk yer almıştır.Yüzleri birbirine bakar durumdadır.Yetişkinin yanında deniz kabuğu bulunmuş bunun nazarlık olabileceği sanılmaktadır. Çocuğun yanında işlenmiş ok ucu yer almıştır.

Yorum ekle 19 Kasım 2006

Sonraki


Takvim

Temmuz 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Mayıs    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Aylara Göre

Kategorilere Göre