At Nedir?

15 Ağustos 2006


Dörtnal ve süratli yaparlar ,  kişnerler , hayal gücümüzü ve kalplerimizi ele geçirirler. Gerçekten de atların insanlık tarihini değiştirecek pek çok şeyi diğer evcil hayvanlara göre daha fazla yaptıkları söylenir. Bir zamanlar kaşifleri yeni bölgelere ve orduları büyük fetihlere taşımışlardır. Şöhretli günleri geçmişte kalsa da  bu toynaklı yaratıklar bizi büyülemeye  devam ediyor ; öyle ki doğası gereği atlar kışkırtıcı ayrıntılarıyla kendilerini ispat ediyorlar. Çocukların , kendi boylarının on katı olan aygırların üzerine binerek hızla yarış yaptıkları , mongolya bozkırlarından  tekerlekli sandalyeye mahkum insanların eyer üzerinde yeni bir özgürlük yakaladıkları  yine atlardır. Atlara fısıldayanların sanatlarına göz attığımızda , usta binicilerin yumuşak dokunuşlarıyla , vahşi şahlanan bir atı heybetli bir gösteri sanatçısı  olarak görürüz. 


Günümüzde bildiğimiz at , “ equus coballus” diye bilinen oldukça farklı bir atadan evrimleşerek gelişmiştir. 50 milyon yıldan uzun bir süre önce küçük, Tilki boyutlarında  meyve ve yapraklarla beslenen bir hayvan kuzey Amerika ormanlarına gitti. Vücudunun kavisli arka tarafı omuzdan sadece yaklaşık bir ayak yüksekliğindeydi. Uzun kuyruğu ile küçük , uzun burunlu başı , köpek benzeri bir hayvan görünümü veriyordu. Yumuşak ayakları ; her ayak parmağının ucundaki tırnak yerine gelişmiş küçük toynaklarının dışında bir köpeğinkine benziyordu. İlginçtir ki , modern atlarda bir ayak parmağı toynak haline gelmiş ve diğeri bacağın üst kısmında tümsek izi olarak kalmıştır. Bir asır önce fosil avcıları , bu yaratığın kemiklerini ilk keşfettiklerinde ona atın ilk görünüşü anlamına gelen “ eohippus” adını verdiler ve onun günümüzdeki ata öncülük eden evrimsel bir zincirin ilk halkası olduğuna inandılar. Gerçekten de birçok müze ve kitap , atların yavaş yavaş daha büyük hale geldiğini , çok tırnaklılardan modern toynaklılara doğru olan değişimini ve sert çayır otlarını öğütebilecek uzun dişleri kazanmasını gösteren sergi ve resimler sunarlar. Bugünlerde , araştırmacılarda atın evriminin daha detaylı bilgi ve resimleri mevcuttur ve ilk At’a daha az renkli bir isim vermişlerdir. Bugünün atlarının ,  o daha  küçük atalarından geliştiği  konusuna katılmakla beraber , gelişim yolunun daha farklı olduğunu düşünüyorlar.  Diğer yandan, Paleontolojist’ ler atlarının atalarının boyutlarının  değiştiğini gösteren fosiller açığa çıkarmışlardır. Yaklaşık bir milyon yıl önce , dünyanın etrafında düzlüklerde , geniş sürüler halinde dolaşan  pony boyutlu hayvanlar mevcuttu. Muhtemelen bugünün vahşi atlarının davranışlarına benzer hareketleri vardı. Akıcı kuyruklarını sineklik ve işaret bayrağı olarak kullanıyorlar, havayı düşmanlarını veya yiyecek sezmek için kokluyorlardı.  10 000 yıldan daha kısa bir süre önce , bu at benzeri türlerin çoğunun nesli Mamut gibi diğer hayvanlarla birlikte tükenmiştir. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte , iklim koşulları yada avlanma olabileceği düşünülmektedir.  Tek kurtulanlar Asya’daki atlar (Przewalski atları)  ile birkaç çeşit zebra olmuştur. Kuzey Amerika da ise bu atlar tamamen silinmiştir. 

1500’lü yıllarda İspanyol kaşiflerince Amerika’ya getirilmiş olan atların başıboş dolaşmaları fırsatı sağlanmış ve zaman içerisinde geniş sürüler üretilmiştir. Bugün bile on binlerce vahşi  at Batı Amerika da dolaşmaktadır.  Sürülerin kendi yerlerini yok etmelerini engellemek için Amerikan hükümeti her yıl yüzlercesini alıkoyar. Bazı at sahiplerine göre , vahşi doğmuş bir ata binme şansını yakalamak bir hayalin gerçekleşmesidir. 

Atın en saygı duyulan ve büyüleyici hayvan dostlarımızdan biri olması , çok eski bir ilişkinin devamıdır… 

Kategori: Genel Kültür Nedir

Yorum Yazın

Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekiyor.

Trackback  |  Bu yazının yorumları için RSS kaynağı


Takvim

Temmuz 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Mayıs    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Son Yazılar